Sosyal Medya’da cehennemi yaşamak.

Eğer bu yazıyı okuyorsanız lütfen birkaç dakikalığına ayrılın ve hurriyet.com ve ya milliyet.com gibi çok fazla tıklanan haber sitelerinde gözünüze kestirdiğiniz bir video habere tıklayın. Önce sizi forex ya da Trivago reklamı karşılayacak. Öyle kısa bir şey de değil yaklaşık iki dakikalık bir tanıtım. Hemen tıkladınız geçtiniz reklamı diyelim. Haberin sonlarına doğru aynı reklam bir kez daha karşınıza çıkacak. Öyle kolay kolay kurtulamazsınız çünkü sizin tercihlerinizin bir önemi yok ve bu reklamı mutlaka izlemelisiniz.

Şimdi gelelim sosyal medya video reklamlarının bir başka ve markalar açısında çok daha acıklı haline. Diyelim ki, Kayseri Komando Tugayındaki patlamayla ilgili bir video haber izliyorsunuz. Yani bir sürü şehit var, kopan kollar bacaklar. kendinizi bir insan olarak değil de pislik gibi hissetiğiniz an, işte o an bir de tüy dikiliyor ve Milka Çikolata reklamı başlıyor videonun ortasında. Halep’te bombaların patladığı bir videonun içinde karşınıza bir tatil sitesi reklamı çıkabiliyor. Yabancılaşmanın doruğunu yaşıyorsunuz. Bu ne kadar iğrenç bir hayat böyle? İnsanların acı çektikleri, yıkıma uğradıkları videoların üzerinde kapitalist dünyanın beş para etmez hayatının reklamları oynuyor.

Google ads, Google blast gibi uygulamalar en çok tıklanan en çok izlenen videoları tespit ediyor ve bunların içlerine reklamları otomatik olarak giriyor. O reklamın konu ile ilgisi var mı yok mu kimseyi ilgilendirmiyor. Bu sistemin markalara verdiği zararı peki kim ölçümlüyor? Bu konuya birileri dur demeyecek mi? İnsan psikolojisi için travma yaratacak haberleri sıradanlaştıran bu sisteme birileri dur demeyecek mi?

Medya Planlama bir bilimdir. İnanması güç ama öyledir…

Her marka her mecraya, her konuya reklam giremez, girmemelidir. Reklamı ne zaman yayınlamalı? Hangi mecraya hangi konu başlıklarına girmeli? İzleyici bir kaç kez izlemeyi red ettiyse artık bu konuda ısrar etmekten ne zaman vaz geçmeli? İşte tüm bunlar sosyal medya planlamanın gerçeklerini oluşturuyor. Türkiye olarak, elimizdeki teknolojiyi kullanmayı öğrenemezsek, işi rastlantılara bırakmayı sürdürürsek; çocuğumuzu bir çizgi filmin ortasında prezervatif reklamı izlerken bulabiliriz bilginiz olsun.

Leave a Reply