BİR DENİZ SEYYAHININ GÜNCESİ…

 

Dünyaya Denizden Bakmak, Gemiyle Seyahat Etmek; Nedir Ne Değildir? 

Çoğunlukla denizcilerin tadını bildiği ve biz karadakilerin gönül vermekle yetindiği, ayağımızın değdiği güvenli zemin dışında ulaşamadığımız denizlerin, okyanusların üzerinde seyahat etmek nedir ne değildir, incelikleri nasıldır hep merak ederiz.

Dünyanın dört bir yanına gidebileceğiniz gemi yolculukları artık biz bekliyor. Filosundaki, tüm zamanların en ünlü gemisi olan “Aşk Gemisi” ile ünlenen ve yeni rotalar keşfetme özelliğiyle tanınan Princess Cruise, Türkiye’deki gezginlerini uçakla alarak, yepyeni denizlere açılmaları için limanlarda hazır kıta bekliyor.

 Ülkemiz yeniden kruvaziyer turizminin odağında. Artık, gemi yolculuklarını misafirleri için unutulmaz anılara dönüştüren devasa gemilerde neler oluyor, vakit nasıl geçiyor keşfedebileceğiz. Yani, istersek kendi dünyamızın denizdeki seyyahı olabileceğiz. Uzun sayılmayacak saatlerden sonra kendinizi bilmediğiniz bir kültürün kucağında bulmanın kolaylığını unutun. Atalarımızın, onları uzak diyarlara götüren merak duygusunun baskınlığıyla tüm zorluklarına katlandıkları deniz yolculukları artık daha keyifli ve unutulmaz. Neredeyse bir kasaba dolusu insana yedikleri, içtikleri, eğlendikleri ve gördükleriyle sunulan macerayı siz de kesinlikle tatmak isteyeceksiniz.

Yazı ve fotoğraflar: Ufuk İşman

Princess Cruise’un yeni doğan denizkızı “Sky Princess” geçtiğimiz haftalarda sezonun son Akdeniz turu için süzülerek, kış boyunca kucağında demirleyeceği Miami ve Karayiplere doğru yola çıktı. Yeni kızın Akdeniz yolculuğunda birlikteydik. Roma’dan başlayıp sırasıyla Livorno, Pisa, Floransa, Cenova, Portofino, Toulon, Cebelitarık ve son liman olarak da Barselona’ya gittik birlikte.

Kruvaziyer seyahatinin en güzel yanı kamaranıza eşyalarınızı yerleştirdikten sonra oraya sadece uyumak için dönmeniz ve günler boyunca sürecek tatiliniz için sadece bir kez yerleşmenizdir. Denizin verdiği sonsuzluk hissiyle ulaşacağınız yeni şehir ve ülkelere varırken harcadığınız zamanı eğlenerek ve dinlenerek geçirirsiniz.

Uyandığınız her limanda kara ve hava yolculuklarının aksine kendinizi daha özgür hissedersiniz. Varacağınız yere bir kutuya hapsolmadan gitmek kanınıza işler. Bir bakarsınız ki daha gemideyken bir sonraki rota planınızı oluşturmuşsunuz bile!

Uygarlık tarihinin en gösterişli günlerini yaşamış ülkelerde, yüzyıllar öncesinin atmosferini hâlâ koruyan muhteşem şehirler, müzeyi andıran sokaklar, farklı mimarilerin izlerini taşıyan görkemli binalar, olağanüstü plajlar gideceğiniz yerlerde sizi bekler…

Yeni eviniz gemidir artık…

Gemiler, gündüz o ülkenin en şairane yerlerini gezmeniz için sizi limana bırakırken günün sonunda tekrar sizi ağırlar. Akşam yemeğinizi yerken ya da tiyatro gösterinizi izlerken, o tüm gece, sizi ertesi sabah başka bir maceranın kucağına bırakmak için gideceği limana ulaşmak için yol alır. Böylesine zevkli bir geziyi, para dahi verseniz uçak ya da otobüsle, üstelik bir geminin sunduğu fiyat ve servis kalitesiyle yapmak pek mümkün değildir.

Geminiz eviniz olmuştur artık. Karaya ayak basıp farklı diyarları doyasıya gezmenin hazzını, gece yatana kadar evinizde devam ettirirsiniz. Akşam yemeğinden sonra izleyebileceğiniz gösteriler boyunca geminiz yoluna, sizin yolunuza devam edersiniz. Sabah başka bir yerde gözünü açmanın mutluluğu sizi bekler. Size sunulan hizmetin kalitesini maddi açıdan diğer tatil seçenekleriyle kıyaslamak ise pek mümkün olmaz!

Roma’dan çıktık yola!

Denize 30 kilometre uzaklıktaki Roma, kruvaziyer gemilerin başlangıç ya da bitiş noktasıdır çoğunlukla. Otomobille 40 dakika uzaklıktaki liman kenti Civitavechia, tüm dünya transatlantiklerine ev sahipliği yapar. Sırf geçen yıl bu limana 8 bin kruvaziyer gemisinin yanaşmış olması bunun ispatıdır…

Barselona, Cenova, Venedik gibi şehirler kruvaziyer gemilerini özellikle şehir merkezine yanaştırmıyorlar. Şehrin birkaç kilometre dışına yanaşan gemilerden inen yolcular yine o şehrin sağladığı ücretli, ring seferler yapan servis araçlarıyla merkezi noktalara taşınıyor. Bu seferler şehrin insanlarına yeni bir iş kolu ve gelir kapısı oluyor. İstanbul’dan örnek verelim bir de; Galata’ya yanaşan geminin yolcuları yürüyerek Karaköy, Taksim hatta Sultanahmet’e kadar ulaşabilecekler. Yetersiz de olsa metro sistemi sayesinde daha uzak noktalara da gidebilme imkanı bulacaklar. Oysa aynı gemi Yenikapı ya da Pendik’e yanaşmış olsa, turistler denize konulacak servis tekneleriyle aktarılacak ve bu sayede şehre ek gelir kapısı sağlanacak. Ayrıca dünya tarihinin en önemli merkezlerinden olan İstanbul’un kruvaziyer limanı, 2020’de açılacak olmasına rağmen çok kısıtlı olanaklara sahip olacak.

İşi bilenlerin Türkiye yorumu

Seyahat sırasında Princess Cruise Uluslararası Satış Başkanı Trey Hickey ile sohbet imkanı buldum. Hickey’e göre İstanbul o kadar önemli bir liman ki İstanbul’un içinde olduğu Doğu Akdeniz Turları satışa çıktıktan itibaren 24 saat içinde tükeniyor; üstelik diğer Doğu Akdeniz turlarından daha pahalı olmasına rağmen. Geçtiğimiz yıllarda peş peşe yaşanan terör saldırıları dev curise gemilerinin İstanbul’a gelmesine engel olmuştu maalesef. Şimdi ise Galataport’un açılmasıyla beraber 2020 yılından itibaren yeniden bu büyük organizasyonun parçası olacağız. Trey Hickey’e göre İstanbul’a öyle büyük talep var ki önümüzdeki yıl halkımız devasa gemileri limanlarımızda yeniden görmeye başlayacak.

“Gemi seyahati kendi lüks ancak ona harcadığınız para bu lüksün kat be kat altında!”

Önceki yıllarda daha ziyade üst düzey gelir grubunun yararlanabildiği yolcu gemilerinde tatil yapma fırsatı, son dönemlerde orta gelir grubuna da kaydı! Gemi sayısı ve yolcu kapasitelerinin artması rekabete yansıyınca, bir haftalık yolculuğun maliyeti beş yıldızlı otelde yapılan tatille hemen hemen aynı rakamlara denk gelmeye başladı. Günümüzde, altı bin yolcuyu taşıyıp yaklaşık iki yolcuya bir personelin düştüğü gemiler yüzen şehirler halini aldı.

Bavul toplamadan, havaalanlarında perişan olmadan seyahat edebilmek, hep aynı kabinde kalmak, aynı yatakta uyumak ama her gün ayrı bir coğrafyada uyanmak, indiğiniz liman istediğiniz gibi çıkmasa bile tertemiz, konforlu bir kabine döneceğinizi, lezzetli yemekler yiyeceğinizi bilmek, üstelik sizi eğlendirmek ve dinlendirmek için dünyada hangi aktivite türü varsa hepsini bir gemi yolculuğunda bulabilmek, lüksten öte bir konfor sayılmalı!..

Gemilerin çoğunda kumarhane, spor salonu, güzellik merkezi ve SPA, gümrüksüz alışveriş mağazaları, çocuk kulübü, yüzme havuzları ve revir de yer alıyor. Bazı gemilerde 24 saat açık büfe, değişik ülkelerin mutfaklarını deneyebileceğiniz restoranlar bulunuyor. Bunların bir kısmına ekstra giriş parası ödeyerek, pek çoğundan ise ücretsiz yararlanabiliyorsunuz.

Sonsuz seçenek emrinize amade!

Ismarladığınız şarabı bitiremezseniz dert etmeyin; bir başka gece yemek yiyeceğiniz farklı bir restoranda kalanına devam edebiliyorsunuz. Çünkü hizmet size özel olarak devam ediyor. Üzerine isminizin yazıldığı şişe saklanıyor.

Yemek sonrasında aklınızı başınızdan alacak gösteriler seyretmeye hazır olun! Değme Broadway müzikallerinin deniz üstündeki benzerleri sizin için sahneleniyor. Kimi gemilerde bin 500 kişilik tiyatro salonu bile bulunuyor. Yok, canınız sadece müzik dinlemek istiyorsa, sıkı grupların konser verdiği çok sayıda bar seçeneğiniz var. Açık hava sinemaları, koşu parkurları, basketbol ve tenis sahaları olan gemiler de diğerlerinden farklı imkanlarla ön plana çıkıyor.

İyi bir cruise seyahati nasıl seçilir, nelere dikkat etmek gerekir? 

Öncelikle size tavsiyem, rotayı incelemeden seçim yapmayın! Geminin uğradığı limanları ve o limanlarda kalış sürelerini iyi kontrol edin. Seyahatiniz esnasında denizde geçireceğiniz sürelere de dikkat etmeniz faydalı olur.

Gemilerde penceresi olmayan, iç tarafta kalan kabinler daha ucuz. Kabini sadece yatmak için kullanacaksanız buralar uygun olabilir ama eğer klostrofobikseniz bu odalar kabusunuz olabilir. Yalnız bu kabinleri küçük de zannetmeyin; her biri en az diğer odalar kadar büyük; tek farkları pencerelerinin olmaması… Denizde geçireceğiniz gün sayısı fazlaysa, keyfinize keyif katmak ve romantik bir yolculuk yapmak için balkonlu kabinleri tercih edebilirsiniz. İç kabinlerle balkonlu süit odaların arasında sadece 150-200 Dolar fark var; yani seçim tamamen size ait!

“Geminizde seyahatinizi kolaylaştırmak için dünyada az bunulan yaratıcı teknolojiler kullanılıyor”

Limana ilk geldiğinizde rezervasyon evraklarınızı alarak bir fotoğrafınızı çekiyorlar ve Princess Cruise gemilerinde kullanacağınız “cruise card” ya da “boarding card”larınızı veriyorlar. Gemi vize mecburiyeti olan limanlara uğruyorsa, pasaportunuz resepsiyonda muhafaza ediliyor. Gemilerin çoğunda kimlik, kredi kartı ve oda anahtarı yerine geçen bu kartı kaybetmemeye maksimum özen gösterin çünkü her yere onunla girip çıkıyorsunuz. Odanızın kapısını genelde bu kart açıyor; geminin alışveriş merkezinde, barlarda, restoranlarda, ekstra her harcamanızda nakit yerine bu kartı kullanıyorsunuz.

Dünyadan kendinizi kopartmadan sürekli online olmak istiyorsanız iyi haber; Princess Cruise gemilerinde denizin ortasında bile bu imkan size sunuluyor.  Medallion adı verilen teknolojiye sahip ve ufak bir kolye, bileklik ya da anahtarlık şeklinde seçenekleri olan kimlik okuma sistemi, bir bluetooth teknolojisi kullanarak sizi kart gösterme zahmetinden kurtarıyor. Hatta bu teknolojiyle çocuğunuzun koskoca gemide kaybolma endişesinden de kurtuluyorsunuz; çünkü madalyonunuz çocuğunuzu takip edebiliyor.

Gemi seyahatinin incelikleri…

Gemiye erken gitmenizde fayda var.  Ne de olsa koskoca yüzer bir şehre adım atıyorsunuz. Yanınıza mutlaka bir gece elbisesi alın çünkü cruise gemilerinde koyu takım elbisenin şart olduğu resmi geceler (formal night) düzenleniyor. Kıyafetinizi unuttuysanız dert etmeyin, ücreti mukabilinde smokin de kiralayabilirsiniz!

Gemide yemek alternatifi o kadar çok ki hangisini seçeceğinize karar vermeniz zor olabiliri. Daha yolculuk başlamadan her yolcunun restoranların birinde adına rezerve edilmiş bir masası bulunuyor. Önceden belirlenmiş saatlerde eğer o restorana giderseniz, garsonunuz size adınızla hitap ederek, Michlen yıldızlı şefin menüsünden seçim yapmanızı sağlıyor.

Eşinizle beraber mum ışığı eşliğinde son derece klas bir akşam yemeği yiyebiliyorsunuz. Şayet “ben bu kadar resmiyeti sevmiyorum. Tatile geldim, rahat kıyafetlerimle istediğim kadar yemek istiyorum” derseniz, her geminin en üstteki manzaralı katında bulunan açık büfeye gitmenizi öneririm. Bu katta dünya mutfaklarından örnekleri bulabilir, içlerinden damak tadınıza en uygun olanları özgürce seçebilirsiniz.

Restoranlarda her gün ayrı bir menü çıkarken bazen Fransız bazen İtalyan geceleri yapılıyor. Kaptanın veda yemeği, Karayipler gecesi gibi ilginç temalı etkinliklerle farklı menüler de yolcuların beğenisine sunuluyor. Yemek alternatifleri o kadar çok ki 24 saat açık büfeler, 5 çayları, gece büfeleri, her şeyin sadece çikolatadan yapıldığı çikolata çılgınlığı büfeleri, diyetinizi yolculuk dönüşe saklamanıza sebep oluyor.

Dört kişilik Antalya tatili mi gemide lüks bir tatil mi?

Gemideki programların, varılacak limanlarla ilgili bilgilerin ve etkinliklerin yazıldığı günlük gazete bir gece öncesinden odanıza bırakılıyor.  Böylece bir sonraki gününüzü önceden programlama ve yanaşılacak şehrin turlarından birine rezervasyon yaptırma imkanınız oluyor.

Gemilerde her yaşa ve zevke hitap eden eğlence türü var. Mini golften dans yarışmasına şarap tadımından değerli taşlar seminerine kadar farklı farklı deneyimleri yaşamanız mümkün.

Princess Cruise’un Medallion.Net sistemi gibi hizmetler sayesinde geminiz açık denizde iken bile sınırsız ve yüksek hızla internete ulaşımınız mevcut. Düşünün ki Karayiplerdeki gün batımını Türkiye’deki yakınlarınıza canlı olarak gösterebiliyor, canınız ne zaman isterse internet üzerinden onlarla telefonda konuşabiliyorsunuz. Gemi içinde sınırsız sosyal medya olanağı inanılmaz bir keyif!

Gelelim en önemli meseleye. Dört kişilik bir aile olarak Antalya’ya tatile gittiğinizi farz edelim. Ne yapacaksınız; her gün aynı denize ve havuza bakacak, tadını bildiğiniz yemekleri yiyecek ve kendinize olağan dışı hiç bir şey katmadan yaşadığınız şehre döneceksiniz. Oysa hemen hemen aynı parayı ödeyerek, odanıza sadece bir kere yerleşerek üç farklı ülke, sekiz farklı şehir görebilme ve inanılmaz lezzetteki dünya mutfağı nimetlerini tatma imkanı, gemi seyahatlerinde sizi bekliyor. İddia ediyorum, bir kere cruise seyahatine çıkarsanız bağımlısı olacaksınız.

Bir mail uzağınızdayım; gelin seyahatinizi birlikte planlayalım: ufuk.isman@naviosa.com

Web sitesi: Princess.com

instagram.com/princesscruiseturkiye

facebook.com/princesscruiseturkiye

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.